30 Aralık 2014 Salı

Hayat boyu bir evden çıkmadıysan sadece kendinle karşılaştırırsın kendini ; köyünün sınırlarından çıkmadıysan öğreneceğin sadece köylünün sürdüğü tarlalar, birkaç inek , birkaç insandır ; şehrini hiç terkedemediysen ,hiç kaçma dürtüsü gelmediyse mesela bekleyemezsin başka insanların neyle mutlu olduğunu ,neye gülüp neye ağladığını öğrenmeyi. Biz arkandan su dökeriz gitmelisin en yüksek tepelere koşturmalısın kendince haykırarak . Unutma ki ne kadar çok insanı ardına katarsan o kadar güçlenirsin. Sen bu dünyaya kendi hikayeni yazmaya geldin ama kalemin tanıdığın insanlar defterin haritada gittiğin yollar. Uğradığın her durakta daha fazlasını öğrenmek için yola çık . Insanlari tanıdıkça hiçbir şey bilmediğini farket ve ne kadar çok şeyi öğrenebileceğini. Kendini aş artık .SADECE AYAKLARININ BASTIĞI YER DEĞİL DÜNYA . Dünya , insanların ellerine dokunduğun gökyüzünü seyredip bir köpeği kucağında oksadığın , bolca düşündüğün ve sorguladığın, dağların ardını merak ettiğin , içinde binlerce milyonlarca hayat barındıran, 'çokrenkli' bir tablo. Gökyüzüne bak. Orda kendi anlamını göreceksin . Bir bulut ol ama için coşup taşsın bir yağmur ol dökül yollara küçük bir çocuk kırmızı şapkasını takıp yollarda koştursun sana dokunmak için !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder