Bir kıyı boyunca koşuşturuyorum.İlk kez tek başıma kaldım.Ve zaten bu ilk bana koştuğumu farkettirdi diyebilirim.Kıyının iki ucunda yüzlerce telli çitler geçirilmiş.Kıyının devamını öylesine merak ediyorum ki zaman zaman ellerimi parçalamak uğruna çitleri geçmeye çalışıyorum.Dalgaları bilirsin , seslerinin ne kadar içine içine aktığını da. Ben yüzmekten bu kadar korkarken o her zaman yaptığı şeyi tekrar ediyor.Gelip ufak ufak yaklaşıp geri kaçıyor.Bu kadar korkmadan hareket etmesine mi üzülmeli benim bu kadar korkak olmama mı bilemiyorum.Dünyanın bu kadarcıktan ibaret olduğunu kabul edebilseydim eğer ne koşardım ne korkardım.Öylece oturup izlerdim olup biten ne varsa.Ama biliyorum ki bana bağıran yüzlerce ses var o dalgaların içinde,farkedilmeyi bekleyen ıssız bir orman var,daha önce hiç konuşamamış bir çocuk,kendi yüzünü hiç görememiş dünyanın en güzel kadını,bir baltayı eline alamamış bir ormancı var..
Neyse işte.Bulutlar yaklaşıyor, buraya ilk kez yağmur yağacak.Umuyorum ki bir sel benide alıp götürsün denize doğru.Öteleri hala merak ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder